Monthly Archives: Haziran 2009

İçimdeki iş kadınıyla annelik savaşı…

Standard

25 Haziran 2009

İçimdeki iş kadınıyla annelik savaşı…

Doğum yaptıktan sonra zamanın nasıl geçtiğini ben, eşim, annem; yani evdeki hiç kimse anlamadı. İşe erken başlamam gerekmişti, ATAKAN en fazla 4 ay 28 günlükken işe dönecektim. Benim gibi bir çok anne var ama 3 ay aldığım ücretsiz izin dolduğunda “nasıl yani?” dedik, “5 ay dolmuştu bebeğim gündüzleri annesiz mi kalacak?” Evet aynen böyleydi, bunu “işe dönmek” değil, çocuğumun annesiz kalması olarak dile getiriyorum. Çünkü sabah kaçta uyanacağı belli olmayan, gece 2 saatte 1 emzirdiğim, akşam yemek saatinde uyuyan, sadece anne sütü alan bebeğime Tülay ablası bakarken acaba ben ne yapacaktım. İş hayatı çok mu güzel olacaktı! Zaman ilerledikçe eşimle evde bütün gün bunu konuşmaya başladık. Eşim bana çalışmam gerektiğini savunurken, benim içim acıyordu o da bunu hissediyordu.

İşe hemen dönmekle çocuğuma bir süre daha kendimim bakması konusunda müthiş bir kararsızlık çektim. Şartlar da müsait sayılırken, tercih edilecek 2 taraftan biri minik oğlumken nasıl büyük bir kararsızlık çektiğime ben de inanamadım. İçimdeki ev hanımını daha mı çok seviyorum acaba? Hiç sanmıyorum! Çünkü evde yaptığımız işler asıl hayat amacımız değil. Bazen kafa dinlendirici olabilir, insanın eviyle ilgilenmesi zevkli olabilir, ama sonu yok! Üstelik, evde nasıl oturulur bilmediğim için buna dair bir sosyal hayatım, meşgalem, düzenim de yok. Yine de bu beni, 3 aylık ücretsiz izin hakkımı kullanmaktan alıkoymadı. Çünkü çok büyük ve çok istediğim bir görev beni bekliyordu, küçük bebeğime annelik…

Karar verirken anladım ki, içimdeki iş kadını ile annenin savaşında bir süre tek bir taraf galip gelebilirdi. İş hayatına ömür boyu veda etmeyecektim. Çok şükür geçim sıkıntısı çekmiyorduk, bazı şeylerden fedakarlık yapabilirdik. Kaç yıllık ömrümde kısacık bir süreyi bebeğime ayıracaktım. Böyle düşününce, gerekirse sıkılmaya ve bunalmaya, bu şekilde fedakârlık yapmaya daha kolay karar verdim.

Çalışmak bazen maddi, bazen manevi olarak ihtiyaç. Ama ben şimdilik akışına bıraktım. Bu konuda sabaha kadar konuşabilir, düşünebilirim.
Sanırım çalışan tüm anneler benim gibidir. Yüreğimin derinliklerinde, 3 yaşına kadar annenin bakması gerektiğine inanıyorum. Bu dönemde yaşayan kadınlar olarak, tüm rolleri üstlenmek zorunda kalan şanssız bir nesil olduğumuzu düşünüyorum. Bence birkaç on yıl sonra kadınlık rolleri açısından eskiye dönüş başlayacak. Hem teknolojinin yardımıyla esnek çalışma şartları yaygınlaşacak, hem de şimdiki çocuklar büyüdüklerinde bizden farklı olacak.

ANNEN

GAMZE AKBAŞ

Reklamlar

OĞLUMLA İLK TATİLİMİZ

Standard

OĞLUMLA İLK TATİLİMİZ

Neredeyse ATAKAN doğduğundan beri bunu hayal ediyorduk. 31 Mart’da doğan sevgili oğlum yazın “tam sevilmelik” olacağı için tatile rahat rahat gidebilecektik.

Herkesten bunu duya duya yazı bekledik ve sonunda yaz geldi. Fakat iş ciddiye binince nedense ben tatile gitmeyi gözümde büyütmeye başladım. Bu arada seda ablanın düğünüde vardı ve senin eskişehirdeki bebek mevlütünde bu tatilin içinde yaşayacağımız güzel olaylardandı.

Tatile gidince ne değişecekti ki diye bazen düşünmüyor değilim… Yine aynı günlük tempo, akşam sekizde uyuyan, sabah beş buçuk civarı kalkan, yuvarlanan hoplayan, oyun isteyen “gayet bebek” bir aile ferdiyle tatile çıkınca sadece hava değişikliği olacaktı. Bunun için o kadar yol gitmeye değer miydi? Resmen üşeniyordum.

Tatile ders çalışır gibi hazırlandım. üç aylık oğlumla gideceğimiz tatilde ise konforu, sağlığı, uykusu için evi bavullara sığdırmam gerekiyordu. Ben de öyle yaptım! Şaka bir yana, zaten kendimiz için de bavulları fazlasıyla tedbirli hazırladığım için ATAKAN’a da hazırlamak gözümde büyümedi. Asıl uygulama kısmı yordu.

oğlumu  İstanbul’da hep gezdiriyorum. Ama şehir dışına uzun yolculuğa çıkmak yine de bebekleri yoruyor.   En azından, bebeğini sırtlayıp dünyayı gezenlere artık uzaylı gözüyle bakmayacağım. Hazırlanması, alışması zor oluyor ama ATAKAN’la olan tatilimiz değişik geçecekti.

Bebekli tatille ilgili detaylar saymakla bitmez. Hazırlanması-dönmesi belki daha yorucu ama tatilde babamızla anneannenle dedenle dayınla işbölümü yaptık bir şekilde dinlenmiş olduk. Ben annelik işlerini tatilde babana yıkmadım, çünkü ortam değişikliği bana zaten yetti. Yine de 1-2 kere yalnız denize girmek çok iyiydi. İşin en güzel kısmı oğlumun denizi sevmesiydi. Seneye inşallah ayaklanmış bir ATAKAN’la tatil kim bilir nasıl olacak!

ANNEN

GAMZE AKBAŞ