Monthly Archives: Ocak 2010

Emekleyen oğlumu keyifle izlemek…:)

Standard

Emekleme oyunları

Onuncu  ayını doldurmak üzere olan oğlum emekleme çalışmalarında epey ilerledi. Henüz tam olarak emeklediğini söyleyemem fakat kendini şekilden şekile sokarak gideceği yere ulaşma konusunda üstüne yok. Elleri ve ayaklarıyla aynı anda yapacağı ve onu ilerletecek malum hareketi 15-20 güne kadar çözmesini bekliyoruz. Bu noktaya gelmesinde ona yardımcı olmadım çünkü gelişim aşamalarından nasıl olsa kendisi geçecek ve eğer emekleyecekse kendini o pozisyona getirecek diye düşünüyordum. Yine de emeklemesi için biraz teşvik gerekiyormuş, sekizinci ay kontrolümüzde doktorumuzdan öğrendim.
Şu anki aşamaya nasıl geldiğimizi de biraz anlatmam gerekiyor. Altıncı aydan beri desteksiz oturuyor ve bunun tadını çıkarıyordu. Salonun bir köşesinden diğer köşesine oturur pozisyonda ilerleyerek işini hallediyordu. Bu arada koltuğa veya bize tutunup kalkma çalışmalarında daha hevesli olduğunu ve adım attığını görünce “bu minik yavrum emeklemeden yürüyecek” diye biz de heveslendik. Doktorumuz “emeklemek önemli bir gelişim aşamasıdır.

Yürütmek için uğraşmayın, emeklemeye de teşvik edin” diyince, oğlumu kendi haline bırakmamaya, arada sırada dizlerinin ve ellerinin üzerinde yüzükoyun pozisyonda yere koymaya başladık. En azından sırt ve kol-bacak kaslarına biraz egzersiz yaptırmak gerek. Bu pozisyona konduktan sonra kendini geriye oturur pozisyona getiriyordu veya en fazla tek elini havaya -öne veya yanlara- kaldırabiliyordu. Aslında hareketliliğine diyecek yok!

Bebeklerin vücutları gerçekten çok esnek. Enerjileri ise inanılmaz. Bir yerde okumuştum, detayını tam hatırlamıyorum fakat bir bebeğin 4 saat boyunca yaptığı hareketleri bir sporcu birebir taklit etmeye çalışmış. Tahmin edeceğiniz gibi, deney 4 saatte tamamlanamamış. ATAKAN da bunu doğrulayacak kadar hareketli. Tahminimce bu aylardaki tüm bebekler böyle. Mama sandalyesinde, araba koltuğunda, yatağında, küvette, yerde, alt değiştirme esnasında, ama özellikle kucakta! Öyle ki, şimdiki ön-emekleme diyebileceğim aşamaya gelmeden önce kendini gezdirmek için o kadar istekliydi ki “Bir an önce emeklese de kendini eğlendirse” diyip duruyordum. Çünkü bebek altıncı ayı geçince artık sürekli ama sürekli oyun ister hale geliyor. Evde yer değiştirse de, oturarak oynamanın bir süresi var. Kucakta gezdirmek çok zor çünkü birden bire eliyle tam da boğazıma denk gelecek şekilde (!) beni itip havada ters dönmeye çalışıyor. Kucakta yüzü dışarı bakacak şekilde gezmekten hoşlanıyor fakat artık ağırlaştığı için eski günlerimizdeki gibi olması zor. Neyse ki son 15-20 gündür yerde kendini daha çok eğlendirmeye başladı. Salonda en fazla oturarak gezebiliyordu fakat artık koltuklara tutunup kalkma, kablolara ve prizlere ulaşmaya çalışma, sandalyelerin altına girme, uzun perdelerin arkasına gizlenme gibi yeni faaliyetler keşfetti. Pıtır pıtır emekleyince bakalım neler olacak!

Oğlumla daha az vakit geçirdiğim için oyun konusunda artık daha hassas olduğumu söylemeliyim. ATAKAN’nı oyalamak için yaptıklarımı değerlendirdim ve elimden gelen her şeyi yaptığıma karar verdim. Hafta içi ona bakan Tülay ablasıda  aynı durumda olduğunu biliyorum Şekilleri, farklı dokuları, renkleri, müziği, banyoyu, açıkhavayı, eşyaları, basit veya karmaşık oyuncakları, kendi vücudunu, kumaşları, yatağını, beslenme saatlerini, her şeyi oyun için kullanıyoruz. Bu aralar ben ne kadar buna takılsam da, anladım ki bebeğin hareketlenmesi, vücut becerilerinin gelişmesi de aslında onun için bir oyun. Emeklemeye yönelik her hareketi, oturduğu yerden bir dolap kapağını ya da çekmeceyi açmaya çalışması, oyuncağa ulaşmak için öne atılması gibi hareketler şu an yaptığı en değerli şeyler ve onu zaten oyalıyor. Artık bana oyun ve oyuncak konusundaki dikkatime devam etmek ve oğlumu keyifle izlemek düşüyor.

ANNEN

GAMZE AKBAŞ

Reklamlar