Monthly Archives: Mayıs 2011

Renkleri gruplandırma

Standard

Özellikle IKEA ‘ya gittim şu plastikleri almaya bide tabi kuzişlere ve halamıza hazırladığımız hediyemiz için pembe çerçeveler almaya.

Neyse…

Plastikler demiştim, aslında bunlar çekmece düzenleyici diye satılıyor daha önce görmüştüm ve aklıma gruplama çalışmasında kullanırız diye geldi ve aldım. Ahşap bloklarındaki renkleri, mandalları ve bardakları renklerine göre grupladık. Ve gözlemledik. Bideee şekillere göre gruplandıralım diye düşünmüştüm ama erken olduğunu farkettim tam olarak renklere de hakim değilsin çünkü. Daha zamanı var sıkmanın alemi yok dimi yaaavvv…

Ve yine her oyunumuzun vazgeçilmez karakterleri arabalar, kutuların üstünde gezindi durdular arada da ”’Anne kaja (kaza) oldu”’ diyişin de harikaydı. Ben bu göze maviler, bu göze kırmızılar… sarılar, ve yeşilleri koyalım diyorum sende ”’Anne bu göjede ayabayaları koyalım”’ diyişin… Diyorum ya arabalarımız her oyunumuzun içinde muhakkak var… Bu gruplama çalışmasını sık sık tekrar edicem karışık koymak daha çok hoşuna gidiyor sanırım. Bende bunu farkedince seni pek sıkmak istemedim sadece gözlem yapman yeterdi benim için…

Ben yine çok mutlu oldum, yaptığım oyunun işe yaraması, seni oyunla oyalamak çok önemliiii canım yavrum annesinin kuzusuuu…

Bu arada dün gece netden sipariş verdiğim Montessori Eğitimiyle ilgili oyuncaklarımız geldi ama daha sana göstermedim merak ediyorum bakalım işe yarayacakmı… İlgin renk gruplamasında olunca dikkatini dağıtmak istemedim. Ama yarın kahvaltıdan sonra oyunlara bakıcazzz…

Sevgiyle ve sağlıkla kalalım canım oğlum…

Yarın yazlığa gidiyoruz umarım hava iyi olur. Ey bahar tekrar sana sesleniyorum lütfen yanımızda ollllllll.

Oğluma denize taş atıcaz diye söz verdim bugünkü gibi yağmur yağmasın eyyyyyyyy baharrrrrrr…

Şekil Tamamlama Hayvan Posterleri

Standard

Ne zamandır yapmak istediğim bir faliyeti hayata geçirdim sonunda. Sen öğle uykundan uyanmadan biran önce hazırlamalıydım. Hepsini bütün halinde görmen daha faydalı olacaktı ve öylede oldu. Meraklı Minikler dergisinden biriktirdiğimiz kartlarımız bir kutunun içinde duruyordu, zaman zaman çıkarır bakar anlatırız birlikte ama bazı kartları bii bütün halinde görmen gerekiyordu…

Yarım mukavvanın üzerine bii güzel şekil tamamlama kartlarını ve hayvanların tamamını gösteren kartların yanına aynı hayvanın bii bölümünü gösteren kartları yanına yapıştırdım. Benim bile hoşuma gitti bitince sen görünce napacaksın diye çok meraklıydım aslında.

Uyandın ve sana gösterdiğimde acayip hoşuna gitti. Hayvanlar Posteri yaptınm sana annecim…

Gülücükler saçıldııı… Yaa bu gülüşünü görmek için ben her gün sana uyurken farklı bişiyler yapabilirim uyandığında görmen için…

Bu sefer başardım kendi kendine gözlem yapman için sustum Montessori Eğitimcileri benimle iftihar edebilirler hehehhhhh:)

Çok güzel gözlemledin ve anlattın İnek ve derisi, Kaz ve bacağı, Kaplan ve derisi, … gibi nerdeyse bir kaç eksiği saymazsak bütün posteri bildin…

Bu hazırladığım posterler gelişim için bence süper faydalı oldu herkezede tavsiye edebilirim…

Yüzenler ve Batanlar Oyunumuz

Standard

Ay iyi güzel hoş ama bu oyuna son vermemizin bu kadar zor olucanı bu kadar tahmin etmemiştim. Doktorumuz demişti 24. ay kontrolünde bu aylarda suyla oynamayı eskisinden daha çok sever diye… Doğru valla abarttı benim oğlum bacakları acıyana kadar desem oynadı eğilerek arada kalkıyor leğenin başından ”’Anne bacaklarım acıdı maşaj (masaj) yap anne”’ diyor sonra tekrar leğenin başına geçiyor.

Deney yapalım Atakan deyince çok heyecanlandın acaba deney ne demek onu biliyormusun bee yavrum benim. Daha önce bu tür aktiviteler yapmıştık ama adını deney yapalım deyince ayrı biii hoşuna gitti.

Evet deneyimiz suda batanlar ve yüzenler… 🙂

BATANLAR ; Anahtar, bozuk para ve ağır biii küçük topumuz vardı…

YÜZENLER ; Sünger top, oyuncak mısır, havuç, muz, damacana suyunun kapağı, denizatı kalıbı, delikli süzgeç kalıpları sanırım bu kadardı evi şöyle biii yüzeysel dolaşıp bunları buldum.

Suyla oynamak her çocuğun hoşuna giden şeydir. Ama yoruldun hadi oyunumuza artık son verelim deyince belki bırakan çocuklar vardır, keşke Atakan’ımda o gruba girseydi. Zor aldım valla su dolu leğenin başından. Men oynuycam anne diyordu en son. Hoppp kucakladım.

NOT:  Bu oyunda sadece sessizce çocuğun oynamasını seyretmek gerekiyormuş. Kendisi yüzenleri ve batan nesneleri farketsin diye… Ama benim çenem durmadı açıkcası. Aaaa bak oğlum yüzüyor, Aaaa bak annecim batıyor diye habire oyuna müdahele ettim. Montessori Eğitimcileri olsa hem bana kızarlardı hemde kendileri sessizce çocuğu izlerlerdi…

İşte bu aktivitemizde bayağı bir süre sanırım bolca tekrarlanıcağa benziyor…

Her yer un oldu ev yapımı hamurumuz:)

Standard

Giydik önlüğümüzü, aldık önümüze hamur leğenimizi ve birde fincan biraz da su… Unu fincanla alıp alıp döktün leğene ben birazda su koyalım annecim deyince garipsedin başta, karıştırdın her yer her yerde olsun derim ya hep kirlenmek güzeldir. Un olduk saçımız, başımız, hatta fotograf makinem canım canon’um bile un içinde kaldı… Canonum da  arkadaşım oldu benim senin her anını fotoluyoruz beraber abartıyorum farkındayım ama seviyorum senin hallerini binbir çeşitliğini kayıt altına alıyorum.

Neyse…

Hamuru yoğurduk biii güzel ohh şimdi şekiller yapalım dedik başladı beceriksiz annen uydurmasyonlara… Mick mause, çiçek, penguen, yüz, pasta şekillerimizle şakacık pastası yaptık… Kurumaya bıraktık kurusunlar sulu boyayla boyayacaktık ama biii yanlışım olmuş önce fırınlanması gerekiyormuş… Bizim yaptıklarımız çöpe gitti böylelikle. Bir dahakine fırınlarız öğrendik. Ama güzeldi hoşuna gitti yavrunun canım oğlum benim, seninle paylaştığım herşeyin tadı başka, teşekkürler annecim.

Küp Şekerler

Standard

Seviyorum seni Montessori Eğitimi bana tavsiye ettiğin herşey gerçekten işe yarıyor… Ve acayip beceri kazandıran oyunlar çocuğa. Oğluş oynarken zevk alıyor, bende oğluşun oynamasını seyrederken… Bu oyunumuzda da küp şekerler kutusundan kavonoza boşaltılır. Tek tek küp şekerleri aldın koydun kavonoza. El-göz kordinasyonu için bu oyunumuzuda seviyorum.

Tamam Anne

Standard

Sen büyüdün annecim ve ben buna şahit oluyorum dünyanın en mutlu insanı sanırım benim. Kanserli bii hastanın isteği iyileşip biran önce evladıyla vakit geçirmektir. Ve ben bunu sonuna kadar dört dörtlük yaşıyorum. Hiç ayrılmadan seninleyim, yanındayım. Bugün ne desem o güzel ses tonunla bana ”’Tamam Anne”’ dedin. Ne harika bişiysin sen yaaa çok şey yazmak istersinde yazamazsın ya bazen o durumdayım şimdi içimdeki sevgi anlatılmaz bir duygu sana taşıdığım…En basit kumanda istiyorum mesela hemen tamam anne, hadi biraz su içelim canım tamam anne, masal okuyalım mı tamam anne… Ve daha bir sürü şey sayabilirim bugün bu lafı defalarca kez söyledin ama benim acayip hoşuma gidiyor… Bide hağla anneler günümü kutluyorsun benim hoşuma gittikçe yavrum benim dedikçe tekrar tekrar anneler günümü kutlamaya devam ediyorsun…

Akşam hatta gece de diyebilirim saat onikiyi geçti sen hağla ayaktasın ohhhh keyfimiz yerinde birlikte ana-oğul çizgi film seyrediyoruz. Playhoause Disneyde Orman Kavşağını seyrediyoruz. Anne dizime yat cici yapcam dedin. Zevkle yavrum benim canım oğlum ben dizindeyim ama bii yandan da kıyamıyorum sana kafamın ağırlığını vermiyorum dizlerine… Biii elin iki tel saçıma cici yapıyor, diğer elinde omzumda o an rabbime hamdolsun dedim bundan güzel başka bii mutluluk olamaz gerçekten. Hiçbir para değeri satın alamaz bu mutluluğu. Bana bunu yaşattığın için önce rabbime yanımda olduğu için sonrada canım oğluma milyonlarca kez hamdolsun. Bugün iyiyim daha da iyi olucam hissediyorum. Mutluyum, EŞİM ve OĞLUM BİRDE SAĞLIĞIMIZ YANIMIZDA OLDUĞU SÜRECE DAHA DA MUTLU OLUCAM…

SEVGİLER…

Bu arada bütün çizgi filmleri ve karakterleri isimiyle bilmende beni niye bilmem çok mutlu ediyor, yüzümdeki ifadem değişiyor gülümseme alıyor. Sanırım gururlanıyorum yaaa bu çocuk çok akıllı diyee… Annelik iç güdüsü sanırım… Her anne bunu düşünür yavrusu için…

TEKRAR SEVGİLER…   🙂

Niye bu resimi kullandım bilmiyorum yeni tasarladım fotoyu ondan sanırım. Olsun değişik oldu işteeee heheeheeeee…

Düğmeler ve Paralar

Standard

El göz kordinasyonu için yaptığımız bir kaç faaliyet… Sürekli kumbaramız dolup dolup boşalıyor. Kumabaraya para atmayı seviyorsun. Elimizde biii bozuk para gördüğün an ”’Anne men baraya paya atçam”’ diyorsun. Ama bu sefer düğmelerle oynadık bu gün, boş bii kavonozun ağzını bantladık bii güzel sonra küçük bii delik açtık. Oradan düğmeleri tek tek kavonozun içine attık. Yine becerdik seni oyunla oyalamayı… Benim hoşuma gitti senin o minik ellerin iş başındayken.  Düğmeler bitti ve biraz salladın sesleri dinledin… Sonrada kavanozun ağzındaki bantları sökmeye çalıştın, sökmeyide başardın…