Daily Archives: 13 Mayıs 2011

Bakıyorum hep gülüyorum,

Standard

Hayat güzel

Canım oğlum şimdi parkdan geldik hoşuma gidiyor senin parka gidelim dediğimdeki heyecanın, sevinç içinde elin kolun mutluluktan dans ediyor, ayaklarının üstünde zıplıyorsun… Parka giderken güneş var diye şapka takmak istedin başka çocuk olsa kafasında tutmaz şapkayı, depçe ve tyaktöy alcam dedin ellerin doldu yine…

Yolda yürürken baktım güldüm sana hep aynı duyguyu yaşıyorum sana baktıkça. Tombik tombik koşturuyorsun elinde kepçen ve traktörünle sevinçlisin seni mutlu etmek bana ayrı bii haz verir. Annelik iç güdüsü sanırım bu yazıyı şöyle başlayıp şöyle bitirebilirim. ”’Seni çok seviyorum seninle yaşamak, yaşlanmak istiyorum”’

Şimdi karşımda uyuyorsun oldukça masumsun yüzüne baktıkça huzur doluyor içime…

Canım benim bu sabah saat on gibi uyandık seni mıncırdım, öptüm, kokladım…her sabah olduğu gibi, hadi bakalım kahvaltıya gidiyoruz kalkalım çorabımızı  giyelim, yüzümüzü yıkayalım mama yiyelim diyorum. Men uyucam diyosun yastığı yüzüne kapatıyorsun oyun oynamak istiyosun acaba senin gibi uyanınca bu kadar yatak keyfi yapmayı seven başka bii bıcırık varmıdır. Ben kalkıyorum diyorum olmaz saç cici yapcam anne diyosun. Ohhh kucaklaşarak yatak keyfi yaparak anlatıyoruz birbirimize…

Dün gece bii tembellik bende sen kaka yaptın, normalde hemen alırım altını her defasında da baban dur bakalım daha bitirmedi der, dur ben sıcak suyunu hazırlayım diye hemen kalkarım. Tembellik ya işte oğluşum benim ”’Men kaka babtım mis olcam”’ diyosun ben baban alsın diyorum. Nedesen beğenirsin ”’Baba resim bakıyo olmaz anne alsın mis olcam men”’  biii gülüştük babanla daha yeni yeni konuşmandan dolayı bu tür cümlelerin bizi acayip etkiliyor.

Çocuklu hayat gerçekten paylaştıkça güzelleşiyor iyiki varsın be yavrum iyiki hayatımızdasın…

Reklamlar

El İzlerimiz Oyunu :)

Standard

Ortalık oyuncaktan geçilmiyor adım atıcak yer yok şuan evde ben blogumu boşlamamak için ve yaptığımız aktiviteleri biriktirmemek için güncellemek istiyorum. Oturma odası ahşap tren parçalarımız ve küçük arabalarla dolu oğluşumun odası patates kafa parçaları ve yıldız lego parçalarıyla dolu gerçekten adım atılmaz durumda şuan… Bii ara içerden ses çıkmadı baba-oğul oyun oynamaya gitmişlerdi sessizce baktım ne yapıyorlar diye ooooo free takılıyorlar babamız yıldız legoları dağıtmış yürüyen robot yapıyor ve çokda başarılıdır bu konuda, Atakan’da patates kafayı giydirmeyle uğraşıyor…

Ne zamandır aldığım vee çekmece bekleyen parmak boyalarımızı kullandık bu akşam en çok ben eğlendim sanırım Atakan bizi boyamanın derdindeydi… O minik eller ustalıkla anne-babayı boyuyordu mutluydu değişik bir şeyler yapmanın keyfini çıkarıyordu…

El izlerimizin fotolarını bastırıp en kısa zamanda çerçevelicem hatta Atakan’ın banyo yaptığı gün ayak izinide çıkartıcam… Çok çabuk büyüyorlar gerçekten…

Veee böylece eğlenceli bir gün daha bitti… Yarın hava güzel olursa büyütecimizle karıncaları gözlemlemeye çıkıcaz…

Sevgiler:)