Monthly Archives: Eylül 2012

Gitti…

Standard

Yerden kaldıramadı bütün gün yüzünü, bana gözlerini göstermek istemediğinden içine akıttı yine, yine güçlüydü derken ayrlık anında yapamadık dik durmayı beceremedik.

Yapma ne olur dedim, ben birşey yapmıyorum dedi. Bütün gün elimde kapkara bir makrome ipinden metrelerce zincir çektim sözüm ona taç tasarlıyorum, o zincirler büyüdükçe, yüreğim daha da darlanıyordu. Her baktığında dolu olan gözler yaktı içimi. Ben ona her baktığımda nasıl senin hakkını ödeyeceğim Allah senden razı olsun dedim durdum içimden…

Gücüme güç katan sevdiğim, bir yarını hastane odasında bırakıp gitmenin sancısını yaşıyordun, bunca ay verdiğimiz savaşta keşke elele çıkıp evimize beraber gidebilseydik diye… İşe başlama zamanı gelmişti. Pazartesi iş başı.

Ben iyiyim gerçekten şuan yaşadığım sıkıntılarda geçicek, ama zamanla, sen minik kuzumuza bari kavuştun ya, bu bana huzur veriyor. SENİ ÇOK SEVİYORUM SEVDİĞİM…

Herşey gönlümüzce sağlık içinde olsun inşallah.

 

Reklamlar

Diktim, Yapıştırdım Acemice… :)

Standard

Beklenen kargolarım geldi… Bende biii sevinç rengarenk keçeler benim yüzümü güldürdü. Sipariş verdiğim Şeyda hanım benim takip ediyormuş aradı konuştuk paketten rengarenk ipler, makas,iğne çıkınca nasıl sevindim hediyeler için sağolun. Hastane ortammında bulamazdım. Ayyyyy…. neler yapsam acaba heyecanlıymış keçe işi. Ellerimin titremesine bile iyi geldi bu süper.

Başka bir kargo daha oley boş taçlar metal, bunlarda tamam derken diğer kargomda geldi rengarenk kurdelalar ve ben yine şaşkın acaba ben Rabbimin sevgili kulumuyum. Yelda Hanım kendiside beni takip ediyormuş. Paketi sevdiğim açarken siparişlerimin dışında başka şeylerde çıktı ben aynen Aaaaaaa diye diye şaşkınlık içindeyken hemen aradım çok sağolun gerçekten tatlı gönlünüz bana verdiğiniz destek için. Hemen neler yapsam acaba diye bakınırken bütün malzemelerle, bilmem acemice mi güzel şeyler çıktı ellerimden…

Bu arada çok güzel mektuplar, kartlar alıyorum, canlı mis kokulu çiçekler nasılda güzel çiçekleri odama koydurmadıkları için üzülüyorum tabii, ama çok teşekkür ederim benim için çok önemli her biri bütün kartlarım, mektuplarım, çiçeklerimden çıkan notlarım, benim için sağlık dileyişiniz, dualarınız daha neler neler saymakla bitmez. Sağolun gönülden…

Ben kaç gündür diktim, ördüm, yapıştırdım olmayan saçlarıma çıkınca diye taçlar hazırladım. Boş metal taçlar bunlar, malzemelerle tasarım yapılıyor. Zevkliymiş bu el işleri niye aylarca hastanede sıkıntıdan patlamışım, boş duvarları seyredip, kendimi oyalamamışım diye çok kızıyorum aslında. Süper terapi…

Tabii sevdiğimin yardımlarınıda unutmamak lazım minik oğlum için hazırladığımız kapı süsünün hayvan figirlerini kendisi yaptı işte süper oldu… Çok zevkliymiş hağla ne yapsam acaba diye bakınıyorum, en iyiside ellerime iyi geldi… 

Küçük Elma Çekirdeğim

Standard
Küçük Elma Çekirdeğim

Yakışıklı oğlum, canım yavrum senin dünyaya ilk gelişini öğrendiğimde, küçük elma çekirdeğim o benim diye sevmiştim. Şimdi o küçük çekirdek büyüdü, anneciğine güç oldu… Küçücük kalbine çok şey sığdırdın. Dayanmayı, sabretmeyi bu ufacık yaşta öğrendin, kocaman yüreğinle… Sevgimiz hep seninle, hayallerimiz hep sana, muhabbetlerimiz hep senin üstüne bu bizi o kadar mutlu ediyor ki, seni düşündükçe hep gülüyoruz… Anılarınla yaşıyoruz hastane odasında..

Ağlarken, Göz Yaşınız Sıcak Sıcak… Dökülür mü Yanaklarınıza,

Standard

Elif, görümcem kendi blog sayfasında yazmış.

İçimin düğüm düğüm olduğu, yanaklarıma dökülen gözyaşının sıcaklığı, yazısını okurken yaşadıklarımız, çektiklerimiz ne kadar da zordu…

Yaşadıklarımın yanında sevdiğime verdiğim eziyet beni daha da üzüyordu… Sevdiğim hakkını ödeyemem, Allah senden razı olsun. Güçsüzlüğüme hep güç kattığın için, her çığlığımda yanımda olduğun için, sonu mutluluk buna yürekten inanıyorum dediğin için, Veeee daha neler, neler bu hastane odasında yaşananlar…

Mahmut Baba, Berra Anne ancak böylesine hayırlı bir evlat yetişir, ben çok şanslıyım ki bu eş benim sevdiğim…

İŞTE BU YAZIDA KARDEŞİNDEN ABİSİNE…

CANIM ABİME,,,

Aslında bir çok kez bişeyler yazıp sildim biraz duygusal oldu yazılarım amacım seni ağatmak değil birazda olsa moral vermek canım ağabeycim.

Hastaneden geldiğimden beri aklım hep sizde Gamzenin işi gerçekten zor diyecek söz bile bulamıyorum yaşadıkları çektikleri kafasındaki düşünceler bitaraftan evlat hasreti ben sadece tahmin edebilirim belki onu bile yapamam yaşayan bilir. Ama bir taraftansa gerçekten çok şanslı:

Hastane tam donanımlı dr.ları inanılmaz ilgili ve bilgili her oluşan yan etkiye karşı anında önlem alıyorlar, her şey kontrol altında sonra hemşireler sürekli yanınızda tıbbi işlemler dışında sanki aileden biriler gibi sürekli moral veriyorlar hal hatır soruyorlar işlerini sevgiyle yapıyorlar belli ki sonra hastaneye gelen mektuplar, kartlar sizi hiç yalnız bırakmıyorlar.Bikere Atakanımız emin ellerde ananesi ve dedesinin yanında mutlu aklınız hep onda tabi ki ama biliyorsunuz ki ona çok iyi bakılıyor.

Sonra aileden gelen ziyaretçileriniz,arkadaşlarınız yalnız bırakmıyorlar sizi, onca tanımadığınız insanların sizin için ettiği dualar size daha güvende hissettiriyor. Gerçekten yalnız değilsiniz.

Ama beni en çok etkileyen aranızdaki hiç bitmeyen, yıllandıkça artan (maşallah) sevginizdi.Sürekli gamzenin elini tutman, her fırsatta yatağının başına oturarak başında çıkan birkaç saçtelini elinle okşayarak benim güzel karım demen, her moral bozukluğunda ben yanındayım demen, umutsuzluğa düştüğüde gözlerinin içine bakıp seni çok seviyorum demen, hastalığının, ilaçlarının her bir ayrıntısını sanki asistan bir hematog muşsun gibi merakla araştırıp öğrenmen, yediklerine içtiklerine gösterdiğin hassasiyet hatta bir iki lokma yedirmek için, iştahı birazcık açılsın diye alttan girip üstten çıkman, bakımını kimseye bırakmadan hayır ben halladerim diyerek suratındaki sevgi ifadesiyle sanki özel bir terapi yaparcasına sanki bir bebeğe bakarmış gibi özenle ve hassas yapman,

yada: ağabeycim hadi sen git birazcık hava al diye zorla seni yolladığımda anında geri gelmen ve dışarıya çıkmam gamzeye haksızlık olur bunu ona yapamam demen

yada :ağabeycim 8ayda kimbilir neler yaşadınız şu duvarların dili olsada anlatsa dediğimde; biz sadece izledik yaşayan gamzeydi demen yani her fırsatta sevdiğini düşünmen onu iyileşmeye zorlayan, Atakanı özlediğinde dur ben sana videolarda izleteyim deyip sürekli bilgisayarı açıp sanki sizinleymiş gibi hissetmesini sağlaman… galiba bu cümlenin sonu gelmicek okadar çok şey var ki.

Gamzede aynı şekilde sen gece kabus görüp bağırdığında o zorla çıkan sesine rağmen aşkım ben yanındayım kabus gördün korkma diye seslenmesi, her fırsatta Allah razı olsun aşkım demesi, yanında olmanı çok istemesine rağmen hadi Emrah çık biraz gez hava al diye zorla dışarı çıkmaya ikna etmesi, sen: benim için, oğlumuz için gayret et dediğinde o gece sabaha kadar uyumayıp kaslarını harekete geçirmek için fizik hareketleri yaparak sabahında da:bak ayaklarımı nasıl kaldırabiliyorum diye sana sürpriz yapması…
Şu son zamanlarda vay kaşının üstünde gözün var diye saçmasapan kavgaların, yuva yıkmaların aksine hatta inadına zorgünlerde aşkınızın daha da büyümesi beni çok mutlu etti ,gurur duydum seninle.

Aslında yazıyı yazmamdaki amaç hastaneye gelen mektuplar hep gamze anneye destek , Emrah babaya destek olan yokmu bende evladımdan ayrıyım diye yaptığın espriyle karışık sitemlere karşı sana yalnız olmadığını hissettirmek canım kardeşim.

Artık okadar az kaldı ki inan çoğu gitti azı kaldı. Dualarımız hep sizinle, sizde bu sevgi aşk varken, ellerinizi sıkı sıkı tutarken, hastane odasında elinizde internet Atakan için hagi oyuncağı seçsek,acaba onu nasıl mutlu etsek diye 24saat düşündüğünüz evlat sevgisi ile dolu yürekleriniz varken zaferi kazanan siz olacaksınız.

Ya şafi,ya Allah;ya sabır ya selamet.Allah yar ve yardımcınız olsun.bizler her daim yanınızdayız.Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim hastanede minicik masaya oturup karşılıklı yaptığımız kahvaltının tadını hiçbir şeyde bulamıyorum seni ve sizi çok seviyorum kardeşim.

http://gulcegulse.wordpress.com/

Bu Gün Çok Garip Bir Telefon Aldım…

Standard

Hağla şoktayım, inanamadım.

Emek sensin diye bir internet sitesinden http://emeksensin.com/  renkli keçe sipariş ettim. Kafam belki dağılır diye ama o an gelen telefon sırasında yine duygu yüklüyüm, gözlerimden süzülen yaşları silerken, içten içten ağlarken eşim açtı telefonu keçe siparişiniz için aramıştım deyince bana uzattı telefonu…

Ağlayan sesimi toparlamaya çalışsamda pek beceremedim dedikleri karşısında Şeyda Hanımın, http://emeksensin.com/keceburada siz dedi Gamze Akbaş yani Atakan’ın annesimisiniz dedi.

Evet dedim, ben sizi takip ediyorum diyerek bana telefonda öyle güzel şeyler söylediki, sanki kırk yıllık dost gibiydik, biraz konuşup rahatsızlıklarım hakkında, hobi maksatlımı keçe siparişleriniz dedi, konu hakkında hiç ama hiç bilgim yok sadece birşeylerle oyalanmam lazım dedim, makas, renkli ipler, iğne varmı elinizde dedi, onlarda lazım tabi… Kargoyu merakla bekliyorum. Bu telefon görüşmesi beni çok ama çok şaşırttı. Düşünsenize keçe hobi olur yap Gamze şu beynini dağıt renkli keçe siparişleri ver diye sipariş verdiğiniz mağza sahibi sizi arayıp güzel gönlünü açıyor tüm içtenliğiyle… Gerçekten çok teşekkürler… Benim için özel bir hatırası, değişik bir telefon görüşmesiydi…

Gamze Anne,

Sevgiler, Sağlıkla Kalalım…