Monthly Archives: Temmuz 2013

Böyle düşünmemiştim

Standard

Gitsinler istedim, iyi gelir onlara birlikte olmak, hem kuzenleriyle vakit geçirir, çiftlik, hayvanlar, baba-oğul birleteliği iyi gelir dedim. Ama ben böyle düşünmemiştim, Atakan’sızlık beni bu kadar yaralar sanmamıştım. Eskişehir’e gittiler baba-oğul, ama benim evim boşaldı, neşem gitti, tadım tuzum kalmadı, gülmeyi unutur hağle geldim. Özledim bee yavrumu çok özledim, odasına gidip oturuyorum, oyuncaklarına bakıyorum, her şey yerli yerinde odasında yaşanmışlık yok gibi sanki, dağınık olduğu zaman çok seslenmem çaktırmadan ben toplarım, yaşanmışlık olunca dağınıklık olur, ne mutlu ama şimdi öyle değil, bal yanağım yanımda yok. Birkaç günlük Eskişehir tatili beni bu kadar yalnız hissettirmemeliydi. Anne olmak bu muydu tarifini bile yapmakta zorlandığım duygu muydu. Atakan’la yaptığım her şeyi çok özledim, muhabbetlerini, güldürmesini, gülüşünü çok ama çok özledim. Kalbim çok acıyor bu aralar Atakan bana güç oluyordu, daha güçlüydüm ama şimdi öyle değilim. Yüce Rabbim sana emanet önce evladım.

Telefonda konuşurken annecim aklın bende kalmasın tamam mı derken içim titredi aklım hep sende beee yavrum. Halasıyla konuşurken Elif’im şuna, buna dikkat edin olur mu, böyle bir şeyle karşılaşırsanız bir şey demeyim olur mu diye konuşurken, Gamze’cim sakın öyle düşünme ben kızlarımdan ayırmam Atakan’ı sen sakın merak etme deyince içime su serpildi ne yalan söyleyim. Atakan kolay biii çocuk yemesi, içmesi, bakımı zevkli biii çocuktur. Atakan’ımla oyun oynamamız, biii birey gibi onunla konuşmamız yeterlidir. Canım, kanım bal yanağım çok özledim bu ayrılık bana hiç iyi gelmedi ama umarım siz iyisinizdir, mutlusunuzdur.

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Çaresizlik ve yalnızlık

Standard

Hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim kendimi, yalnız kalmayı o gün ben tercih etmiştim annem Ankara’ya gitmişti babamda eşimin nöbetçi olduğundan haberi yoktu. Akşam yemeğini yavruma yedirmekte bile çok zorlanmıştım ama dik duruyorum, zorlandığımı belli etmiyorum yavruma, akşam oldu biii güzel koklaşa, koklaşa uyuduk.

Gece yarısı yavrum uyurken kalktı oturdu, annecim sen yapamassın şimdi ne olcak dedi ama ben anlamadım, hemen kalktım dur annecim sorun ne biii bakalım dedim hızlıca değnekleri yerinden aldım, ama o kadar hızlı hareket ediyorum ki ışığı yaktım baktım ki yavrum ishal olmuş yatak her yer batmış o kadar korkulu gözlerle bakıyor ki  yanına yaklaştım sen sakın korkma canım benim hemen ben halledicem dedim, öyle korktum ki yaa başaramazsam diye kollarımın gücü yok, yavrumu temizlemem lazım, zaten koltuk değnekleriyle zor hareket ediyorum derken korktuğum başıma geldi, hızlıca hareket edicem biran önce yavrumu o pislikten temizlicem diye kendimi yerde buldum, oğlumun kapısının önüne düştüm, o an hissettiklerimi anlatamam çaresizlik bir yandan, yalnızlık bir yandan, akan gözyaşlarım bir yandan, birde oğlumun bana ihtiyacı varken ben nasıl kalkacaktım yerden kalçamın üzerinde kendimi ittire ittire oğlumun odasına kadar kendimi sürükledim kollarımdan destek alarak kendimi koltuğa kaldırmaya başardım, hızlıca kalkıp banyoya alt açma bezi, kendime eldiven ve ıslak mendil aldım alırken ahhh canım yavrum sağlığımda böylemiydi ıslak mendili dışarı çıktığımızda kullanırdım cildine zarar vermesin diye hep ılık su pamuk ile temizlerdim ya da yıkardım. ama şuan buna bile razıydım yeter ki başıma gelen bu olaydan yavrum korkmadan temizlemeliydim, annecim her yer battı derken korkulu bakışları, batsın annem bak şimdi mis gibi olacaksın diyorum ama korkulu bakışı var, o da belli ki bana üzülüyor.

Taktım eldivenleri altaçma bezini serdim ama yavrumu kaldırıp koyamıyorum bezin üstüne, titrek sesimle yavrumdan yardım istedim hemen kalktı ama hareket edersem daha çok batar annecim diyor öyle üzülüyorum ki, sen sakın merak etme söz veriyorum mis gibi yapıcam her yeri, sen yeter ki tedirgin olma dedim ama yapamadım yine işe yaramadım.

Sabah kahvaltısıyla duruyorum bu aralar iştah yine kalmadı, biii ilacımında miligramını düşürmüşlerdi öğürme yapıyor, birde böyle biii durumla karşılaşınca başladımı öğürme ben asla oğlumun kakasından iğrenmem mümkün mü böyle bişey ama hastalıktan biraz daha hassasiyet oluştu sanırım. Öğürünce ben Atakan’ım dahada korktu. Aldım elime telefonu yalvarıyorum Allah’ıma şarjım bitmesin diye, yatarken bitmek üzereydi telefon açıldı kardeşim, babam korkmasın gece neden aradım diye Ozan yetişin ben çok çaresizim babam yetişsin dedim, canım babam uçtunmu nasıl geldin hemen. Tamam Gamze üzülme ben hallederim dedi, baba kusura bakma Atakan hiç böyle bişi yapmazdı bende şaşırdım ama yavruma yardım edemedim, lütfen Gamze üzülme hadi sen geç oturma odasına dedi, yatak odasının kapısından izledim tamam annecim bitecek şimdi bak deden şimdi halledicek, ohhhh mis gibi oldu yavrum, nevresimlerde değişti Allah razı olsun canım babamdan, sarmaş dolaş tekrar yattık annecim karnımı ov dedi, iki saate yakın karnını ovdum, hep izledim yavrumu, düşündüm, üzüldüm, cevap bulamadığım sorular.

Bir gün arayla yine aynı şeyi yaşadık, annem gelmişti Ankara’dan ama bu sefer ishal değildi tam tersiydi, şoka girdik annemle nası yani oğluma ne oluyordu yoksa aklıma gelenmiydi bakalım biraz daha gözlemliyeceğim, umarım değildir, zorluklara, yaşananlara tepkisi değildir. Neyi belli etmemeye çalışırsan çalış, çocuklar çok zeki herşeyi anlıyorlar…

Allahım, doğru yol göster bize, zorluklarla savaşma gücü ver sana sığındım…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Gülenay’ın kahbe kaderi

Standard

İyi olacaksın Gamze, ben senin izinden gidiyorum, sen güçlü ol ki benimde gücüme güç gelsin demişti. Demişti diyorum artık aramızda yok bıraktı bu dünyayı gücü yetmedi, bedeni, beyni çok savaştı ama olmadı işte kahbe kader daha evleneli iki gün olunca haber verdi Gülenay’a kan kanserisin diye. Konuşunca telefonda biii şekilde bağlantıya geçmiştik bana şanslı olduğumu Allah’ım banada Atakan gibi biii evlat versin demişti. Mesajlarını silmemişim yazmış bana hıçkırıklarla defalarca okudum yazdıklarını. Öyle güçlü ki, okurken ben bu kadar güçlü değildim dedirtti, ama gücü yetmedi, yenildi bu savaşa yenildi.

İçim, ruhum günlerdir kötü, hep düşünüyorum, üzülüyorum Gülenay’a mesajları içimi acıtıyor, tanımadım hiç ama kader aynıydı.

Şöyle yazmış bana destek olmak için,

”’Sesini duyduğuma çok sevindim, elbet bu hastane odasından çıkacağız, ne yapalım önümüzdeki güzel günlerin diyeti olsun, bizim askerliğimizde bu olsun, ne olursun sen iyi ol, sen iyi ol ki bende seni görüp iyi olayım öpüyorum seni çok.”’

Çıkamadın beee Gülenay’ım hastane odasından hani çıkacaktın, güzel günler yaşamak için, olmadı diğmi kahbe kader izin vermedi.

Ruhun şad olsun, yattığın yer cennet mekanı olsun, kadersiz kader arkadaşım…

Çok üzgünüm çok, tanımaya gerek yok üzülmek için, dua etmek için, geride kalanlara Allah sabır versin. Giden mi zor, kalan mı…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Koşulsuzca

Standard

Kim sever koşulsuzca beni diye düşündürdü Atakan, öyle masumca her fırsatta sevgisini ifade ediyor ki…

Ben koltuk değnekleriyle yürüyorum ya da saçım başım yok, güzel değilim, zayıflıktan bacaklarım çarpıklaşmış oğlumun hiç ama hiç umurunda değil ”’Canım annecim diye boynuma atlamaları, farklı odalardan bana seviyorum seni annecim diye seslenişi”’ nasıl olursan ol ben onun işe yaramasamda, ihtiyaçlarını karşılayamasamda ben onun annesiyim. Ben onun işlerini yapacağıma, minicik elleriyle o benim istediklerimi yapıyor.

Birde koşulsuzca annem-babam sever, yalan söyleyip gönlümü hoş etmeye çalışsalarda annem ”’ay parçam”’ diyor. Ne ay parçası ama tedaviden dolayı tipi kaymış, eli yüzü sürekli şiş, ben bile aynaya bakarken ey gidi Gamze neydin ne oldun derken içim gitmiyor değil.

Koşulsuzca seven birileri hayatımda olduğu için şanslıyım. Ama yinede neden sadece Atakan yanımdayken yüzüm gülüyor, şükrediyorum Allah’ıma iyi ki bir evlat sahibiyim diye. Allah’a emanet ediyorum yavrumu.

Hayat çok kırmış beni, hağlende kırıyor, kırılıyorum moral sıfır ya bu aralar kafam yastığa bile gitmiyor. Hayalet gibi ortada dolaşıp duruyorum. Ben istemedim ki böyle olayım, benim tercihim değildi yaşanan zor günler. Hastalığı ben çağırmadım, kim çağırır ki. Dağları devirdik, yüzdük yüzdük kıyıya geldik şimdi bii karış suda boğulacakmıyız yediremiyorum, üzülüyorum, ağlıyorum… İçimdeki dil yarasıda geçmez gibi bu gidişle…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…

Kıyamadım,

Standard

Kıyamadım artık , her dakikalarını beni ve Atakan’ı mutlu etmek için harcayan canım annem, babam… Ne yedirsek Gamze’ye iyi gelir, bir lokma fazla yer mi diye gözümün içine bakmalar, Atakan’ım canım annem diye kucağıma oturunca içlerinin yağı gider bacaklarım ağrır diye, nasıl temizlesek evi diye sürekli uğraş içersindeler.

Dün gece aklıma mukayet olmakta çok zorlandım, ağrıdan mı, kalbimin sancısından mı bilmem ağlama sebebim ama kötüyüm uzunca biii süredir, keyfim kaçık.

Uykusuzlar hem annem, hem babam uyandırmak istemiyorum kıyamıyorum, canıma kıyayım bitsin dedim resmen, sonra döndüm mışıl mışıl uyuyan oğluma baktım uzunca öyle tatlı ve masum ki…

Ağladım uyanır diye korktum, sonra koltuk değneklerimi aradım baktım uzaktalar alamıyorum tekrar süzüldü gözümden yaşlar, yatağın kenarına kendimi kaydıra kaydıra ulaştım, kalktım tuvalete sessizce oturdum klozetin tepesine nasıl dua ediyorum, biii yandan peçetemle ağzımı kapatıyorum sesim duyulmasın diye çıktım balkona canım babam tıkırtımı duyunca hemen sıçradı gel babacım dizlerini ovalayım diyor annemi çağır ne olur ihtiyacım var anacım koştu geldi yukardan sabaha karşı saat dört civarları gidelim, yazlıkta yapamadıysan, o an boynuna sarılıp kendimi bırakmak istedim benim kendimle sorunum anne derken daha hıçkırmaya başladım. Biraz sakinleştim salıncakta beni sallaya sallaya uyutmuş.

Oğlumun sesine uyandım sabah olmuş, güneş açmış koltuk değneklerini yerden aldığım gibi fırladım salıncaktan yanına gittim, Allah’ım mucize işte bu her anımda, yanımda, aklımda hep bana verdiği güç ona bakmam yeterli ama bazen hatta bu aralar sık sık bunalıyorum, birazda sevdiğime kalbim kırık heral de tüm derdim o bu sıralar.

Karışığm, karmakarışık bilemedim işte…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…