Monthly Archives: Eylül 2013

Neyin desteğini bekliyosun ki,

Standard

Sabah doktorum geldi, yeni başlayacak tedavim altı ay sürecek, haftada iki gün, bunun için damar yolu yetmez, ameliyata alıcaz, boyun damarına katater takıcaz dedi, yutkunamadım bile, içimden kendi kendime konuşuyorum, boynum kısa zor takılıyor, bedenim katateri kabul etmiyor, enfeksiyon çabuk kapıyor, defalarca kez takıp çıkarıldı, daha yaraları bile yeni yeni geçmeye başladı, peki yaa Atakan’ım boynumda görecek, korkacak, ben canım yanıyo diye kendimi çekicem, doya doya yavrumu öpüp, sevemeyeceğim, banyo etmem sorun, bakımı zor, ağrıları, ne olur artık dayanamıyorum artık, yeter diye haykırdım, anırdım içimden, ama inanın dünya duydu. Hoca çıktı odamdan, hıçkırıklara boğuldum ne çare, anacım üzüntüden çöktü omuzları, üzüldü, sessizliği ile destek olabildi, yanımdaydı anacım ama sevdiğimi aradım, aramaz olaydım keşke, yok bunlar olacak, cart, curt istemediğim tarzda biii destek tarzı, sözüm ona güç veriyor bana, yok yaaa bana mutluluk felan haram, valla lanet gelsin diyeceğim olmayacak. Tövbe, tövbe… Şu biii gerçek ki benden başka herşey yalan bu dünyada, sevgi, gösterdiğin çaba, kimin için neyin için, sen varsan bu dünyada yaşam devam eder, gerisi gerçekten boş… Yüce Rabbim sana el açtım, yalvarırım, gözümden yaş akmasın artık, sağlık ve mutluluk istiyorum ne olursun yanımda ol…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Sözler verilir, Gamzeli anne tarafından tutulmaz

Standard

Ne zamandır film sözü verdim Atakan’ıma, arabalar serisinin uçaklar filmine gideriz birlikte diye, bundan üç-dört hafta kadar sevdiğimle birlikte gitmişlerdi şirinler sinemasına, ben iyileşeyim annecim beraberde uçaklara gidelim dedim, dedim demesine ama verdiğim hangi sözü tutabildim ki yavruma, bu hastalık, yaşamdan beni dışarı atma çabası, sen evde oturmaya mahkumsun demesi, çıldırtacak beni, sabah Atakan aradı seni bugün ziyarete gelemiyeceğiz annecim dedi, şaşırdım dedemle sinemaya gidicez, ama beraber gidicektik, ama sen hastanedesin çıkamıyosun demez mi içim acıdı, çok kırıldım, üzüldüm işte, niye beklesinki diğmi, hayat devam ediyor Gamzeli, sen hastasın niye seni beklesin ki çocuk, canım babam kesin ben götüremem,yada götürme çabası gösterip inat edip gidersem, kapalı ortam mikrop kaparım diye götürmek istedi. Ama ben yine verdiğim sözü tutamadım her zaman olduğu gibi. Güzel bir gün geçirmiş dedesiyle, film karakterlerinide almak isteyince, dedemizde almayınca biraz bozuk çalmış bizim bıdık, oyuncak almaz, ceviz, fındık, badem al, dedemizin sloganı bu Atakan’a, ne olur gizlice gidip alalım tamam mı diye bana söz verdirtti… Sonuç şu ki sen hastasın Gamzeli, hayat akar, devam eder, bunu ne yavrun bekler, ne sevdiğin, ne annen, ne baban, birde şu lafı dinlersin, sen yapmıyorsun diye, bizde mi yapmayalım, yapın tabi ki hayat devam ediyor, bende yakalamaya çalışıyorum…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Yine…

Standard

Bilmiyorum yine sıkılıyorum, uzun uzun düşünüp üzülüyorum, mutlu olmak istedikçe, mutlu olmak için çaba sarfettikçe, mutluluk benden uzaklaşıyor. Hatta bazen mutlu etmek için bile uğraşılmıyorum, hastayım diye iyi, hoş tutulmak değil amacım, ama ben bunu söylersem, yaparsam Gamzeli üzülür mü diye düşünen yok oluyor çevremde, sanırım herkez sıkıldı uzayıp giden tedavi, hastaneye yatmalarım, belki kaprislerim, belkide hayattan istediklerim. İstediklerim ufak tefek ama beni çok mutlu eden ufak detaylar, hoş bunlar bile battı, hastanede uzun süreli yattığım dönemde yaptığım üçbin-beşbin liralık alış-veriş bile battı zaman geldi, niye ev aldık ödemeler zorlu, gereksiz alınan saçma sapan şeyler farkındayım ama elle tutulur şeyler almadığımı bildiğim halde beni mutlu eden şeyler, biz hasta kişiler başta kesinlikle sağlık ister evet, daha sonra biraz da rahatlık maddi yönden, bazen,hatta bu aralar olduğundan daha çok düşünüyorum ev niye aldık diye, niye bu kadar gezmeye-tozmaya alışıp evde durma yasağı varcasına her fırsatta sağlığımızda gezen, gezmekten mutlu olan biz niye sıkıştırdık bu kadar kendimizi, arabamız altımızda gönlümüzün istediği yerde mutlu mesut yaşardık. Ölcekmiş gibi ibadet et, yarın yaşayacakmış gibi yatırım yap, ne yatırımı ya, en büyük yatırım insanın kendine yaptığı manevi duygusal güç, yatırım değilmi beee hayat, iyice dellenmişim ben yine, biraz rahatlamaya, mutlu olmaya, gezmeye tozmaya ihtiyacım çok ama çok var… Düğün sonrası acil hastaneye yatırmaları yine, yine, yine beni daralttı, onbir gün oldu yatalı ciğerlerde mantar oluşmuş, bitmeyen kene gibi yapışan bu hastalık beni, bedenimi, ruhumu yıpratmaya devam eder durumda. Kime dert anlatayım ki kimse anlamaz durumda artık beni, sadece istedikleri sağlıklı olmam, ama ben mutlu olmayıda çooooookkkkkkkk istiyorum, haketmedim mi yaaaa, haketmedik mi, tatlı sohbete sevgiliyle, gülmeye, değişik yerlere gitmeye ihtiyacım var…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Bizde okullu olduk, sınıfları doldurduk

Standard

Başlama heyecanından tabi ki bahsedicem ama Atakan’a gelen gariplikler ”’Annecim bu işte bir gariplik, bir terslik var sanırım”’ Şimdiye kadar doğru bildiğimiz ne varsa öğrettiğimiz biz ebeveynler tarafından doğrular farklı olduğundan, çocuklarda ikilemde kalıyor, aynı Atakan gibi mesela, bazen söylediklerine cevap vermekte zorlanıyorum gerçekten. Annecim okuldaki tuvaletler pek temiz değil, kullanmasam, evde yaparım, gelincede yaparım, hem orada ki çocuklar ayakta yapıyor, sence sıçramaz mı, hemde oyle sağlıklı değildi niye sağlıklarına dikkat etmiyorlar. Gamzeli şokta ne denir şimdi, cevapsızda kalamam. Bazı doğrular değişkenlik gösterir annecim bu bizim doğrumuz, inan ki senin yaptığın doğru, sen doğrularından vazgeçme yavrum dedim, bilmem doğru mu dedim. Bazı çocuklar yemeklerini yemiyor, onlar büyüyemez, ama sen demiştin, sen yıllar geçince çok büyüyeceksin arkadaşlarında büyüyecek,eeee hem yemiyorlar, hem de nasıl büyüyecekler, Gamzeli cevapsız kalmamak için saçmalayarak sen sağlıklı büyüyeceksin dedim kestirdim, başka biii gariplik orda yemek yenince dişler fırçalanmıyor demiştim sana çok garip biii okul diye, ben niye böyle garip biii okula gidiyorum, eğleniyorsun annecim ne güzel aktiviteler yapıyorsun, eeee canım annem ben zaten evde her gün aktivite yapıyorum gitmeme gerek yok, içimden çıkardığım OOOFFFFFFFFFFFFFF YETER CEVAP BULAMIYORUM, sesimi dışarı çıkarmadan, okulun yararlarını sıralıyorum Atakan’ıma. İlk iki gün hiç zorlanmayınca oooo, süper derken nazara getirdik çocuğu, şimdilerde sürekli ağlayan, gitmek istemeyen Atakan var dünyamızda, ılımlı, uyumlu çocuk gitti, yerine bambaşka biii çocuk geldi. Kolaylıklar diliyorum kendimize. Önümüzdeki günleri merakla bekliyorum. Okula alıştırma çabalarımız bitincede yerini servise alıştırma çabalarımız başlayacak biliyorum.

Öğrendiklerimize gelelim ilk masalımız iki bulut kavga etmiş, gelmiş güneş barıştırmış özeti bu, ikinci masalımız kayısı ağacı, çekirdekleri toprağa batırınca tekrar yeni bir ağaç oluşur, tamam annecim anladım ama çekirdek biii tohum değil ki, eyvaaaahhhhhh geliyor soru hazırlan Gamzeli, bu iştede biiii gariplik yok mu, öğretmenine bu soruyu sordun mu, o ne cevap verdi bileyim ki ona yakın biii cevap vereyim sormamış ama çok merak etmiş, bazı meyvaların çekirdekleri tohumdur annecim, sıralamalar geldi bu sefer peki şeftali, peki karpuz, peki kiraz evet evet annecim hepsi.

Öğrendiğimiz ilk şarkı iki gündür ağzımızda, yatma hazırlıkları yapılırken süt içildi, dişler fırçalanırken ağzında köpük, köpük diş mağcunu varken söyledi bize, aaaa size öğrendiğim şarkıyı söylemedim başlar şarkıyı söylemeye,

Tavşanım, tavşanım güzel tavşanım,

Ayağındaki terlikler eskimiş, tavşanım ağlar

Bak tilki geliyor çabucak kaçsana…

Atakan’da ki bu değişiklikleri gözlemlemek hoşuma gitmiyor değil, okulun muhteşem faydasını ilk günlerden farkettirdi. Bu arada ilk defa kendi başına yemek yemenin heyecanını ve bize bunu nasıl haber verişini görmeniz lazımdı. Birde hazır hamburger vermişler dün, sevdiğim bugün kantinle görüşmeye gitmiş konuşurken kantin sorumlusuyla hamburgerin ”’Pınar”’ marka olduğunu, kıymalarınında ”’Keskinoğlu”’ olduğunu öğrenmiş ama hazır ya hamburger annelik duygum kabardı işte ne yapayım, hemen ne içtin annecim dedim, ayran cevabını alınca minnacık rahatladım, hazır meyva suyu değil en azından, yapılan toplantıya ben katılamadım ama arkadaşımdan haber yolladım, yemek listesinde hazır meyva suyu olmasın diye süt ve ayran olsun talep ettim. Benim beynim Atakan ne kadar geç tanışırsa, o kadar iyi olur diye düşünüyorum. Yaşıtlarıyla aynı masada yemek yerken çocuklar içiyorsa hemen tepki veriyor, valla ne demem gerekir bilemiyorum. Biz Atakan’dan çok ayrı kaldık, yaaa ondan bazı ufak tefek şeyler bizim için daha da önemli hağle geliyor olabilir.

Hastanedeyken benim oğlum okula gidecek daha derdim, çok şükür ilk gün ben götürdüm ağrıyla sancıyla gittim inanın, ama gittin dönüşte eve zor attım kendimi ama içimde yaşadığım iç huzuru anlatamam. Güzel günler bizim olsun artık…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Aylarca anlattım bu müzeyi

Standard

Ankara’daki düğüne katılmayı planladığımdan Atakan’ıda götürürüm diye düşünmüştüm. Tabiiii ben bu hayata ne kadar girmek istersem işteyim, her defasında tokat yiyorum hayattan hağla, savaşıyorum ama canım babam ben gidemeyince düğüne, hemde düğün günü iki ara, biii dere yarattı ve Atakan’ı götürdü, hem ben çok mutlu oldum, hemde Atakan. ODTÜ’nün Maden Tetkik (MTA) Müzesi  çocukluk yıllarım Ankara’da geçtiği için bende gitmiştim defalarca muhteşem biii müze heleki dinazor fosilleri, Atakan’ı hayrete düşürecek kadar muhteşem. İşte Atakan ve dinazorlar…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…

İşte beklediğim düğün

Standard

Son ana kadar gideceğime inanamadığım, zaman zaman duygulandığım, ağladığım baktım ki ben kötü olunca Ozan’ım kötüleşiyor toparlan Gamze’li dediğim anlar, ameliyatlı kalçamla göbek atmaya çalışmam, sevdiğim, yakışıklı balyanağım, kuzenlerle girdiğimiz şıklık yarışı, pistin hiç boş kalmayışı, ohhh bee Gamze’de aramızda döktür, eğlen, son gaz eğlenceye devam böylesine güzel bir düğün, böylesine güzel dostlarla, akrabalarla, komşularımızla ancak bu kadar güzel olurdu. Tadı ağzımda kaldı desem yalan olmaz. Çok ama çok mutluydum hasta yatağımda Allah’ıma yalvarırdım rabbim benim bu hayatta yapacak çok işim var daha ne olur beni toprak altına koyma derdim, bu düğünde o dileklerimden biriydi, çok şükür daha ne olsun.

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Zengin kız, Fakir oğlan

Standard

TRT 1 ekranlarında oynuyor, sahne bizim ailemizle yaşadığımız biii olay, kına gecesi, düğün hazırlıkları, ben hüzünle seyrederken canım kardeşim yanımda yola çıkacak perşembe gecesi vedalaşmak için bana uğradı, öylesine hıçkırıklara boğuldum ki ”’yapma beee ablam, bedenim Ankara yollarına giderken, aklımı sende bırakma”’ ağlamıyorum tamam desem de kendimi tutamıyorum, tamam biliyorum, sevdiğimin dediği gibi şuan hayatta da olmayabilirdin, bu düğün yine olacaktı, o zaman içleri buruk kalacaktı,, hiç olmazsa hayattasın sağlığına kavuştun, çok şükür önemli olan senin şuan yanımızda nefes alman yapma, üzülme desede elimde değil, hele ki bugün Ankara düğününün günü, tatlı telaş başladı, dün gece sevdiğimi yolculadım, kimi akrabalarımız şuan yolda varmak üzeredir, bu mutlu güne şahitlik etmek için bense evde bankadan arkadaşlarıma emanet edildim, önce Allah’a tabiki, şimdi konuştum, kimisi, kuaföre gitmiş, kimisi evi toplar, yemek işi ile uğraşır, kimisi ütüleri yapar, sevdiğimle, Ozan’ım kardeşim arabayı süsletir, babamada iş kalmayınca Atakan’ıma verilen sözü tutmak üzere düğün günü iki ara, biii dere bulup ODTÜ maden teknik dinazor müzesindeler, Atakan’ım nasıl mutlu, telefonda ”’annecim burası çok güzel, tahmin edemediğim kadar büyük dinazor iskeletleri gördüm, çok heyecanlıyım”’ derken ben dahada mutlu oldum. Canım babam ben Atakan’a verdiğim sözü tutamadım ama o böylesine biii fırsat yakalayarak beni çokkkkk mutlu etmek istedi biliyorum. Cansın can fedekar babam benim…

Her şey gönlünüzce olsun, gelinimiz Nilay da gelerek ailemiz büyüyor, mutlu günler yaşayın inşallah, hastalık kapınıza hiç uğramasın, bu güzel günün tadını çıkarın atın bakalım göbecikleri… Artık bugün telefon elimden hiç düşmez ne oldu, ne yaptınız ahhhhhh ahhh derinden bir ahhhhhh daha Gamzeli anneden…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…