Monthly Archives: Eylül 2011

Yalnız kalmak

Standard

                      Çevrenizdekiler gözünüzün içine bakar, nasıl acaba morali diye, gözbebeğinizde ışık var mı diye bakarlar, tepeden tırnağa incelenirsiniz… Hasta olan kişide hep ama hep güçlü gözükmeye hali yoksa bile ayakta durmaya çalışır.  Ama hasta olan kişi bu güçlü gözükme oyunundan sıkılmış ve yorulmuştur. Hasta olan kişi kendine verdiği sözü bile tutamaz hağle gelir, oğlunun yanında bile ağlamaya başlar tutamaz kendini. Ama hani söz vermiştin oğlunun yanında ağlamak yoktu. Kötü hastane günlerini düşündükçe içinden çıkamaz hağle gelince ve tekrarlama korkusunu yaşadıkça zor anların içinden çıkamaz. Bu kadar sevenin ve hasta olan kişiyi düşünen insanların arasında yine de yalnız kalmak ya da yalnız kaldığını hissetmek de niyeee … Niye böyleyim… Oğlum ve sevdiğim yanımda ailem destekçi aş kendini gününü yaşa dedikçe kendime biii sinir hali alır bedenimi…………..

BU HASTALIK ÇOK BELA BİR KERE YAKALANMAYA GÖR KAFANIN İÇİNDE HEP KANSER LAFI SENİ ÇILDIRTMAYA YETER DE ARTAR BİLE…

Reklamlar

Bana ne oldu böyle…

Standard

Bu ağaç kadar yaşlansam ah ahhhh ne güzel olurdu… Sevdiğimle ikimiz baston kullanacak yaşa gelmişiz. Gözümüzde gözlükler… Torunlarımız… Yaşam böyle bile güzel…

Be böyle değildim…

Neden herşeye sinirlenir oldum bilemiyorum. Belki de biliyorum. Şimdiye kadar kendimi hep bu hastalığı unutmuş gibi yapıp, aslında unutmadığım iç sesimin gerçeği, hep bağırıyor…

Sevgilimin dediğine göre unutmiyacağız  yaşananları, sadece hayatımızın bir parçası olarak kabul edeceğiz…

Ama böyle olmasa keşke, hafızamdan silinse öyle olsun istiyorum…

Ne güzel olurdu yaşanmamış olarak kabul edebilseydim…

İçim kötü, ruhum kötü. Tamam oğlum var hayatımda sevdiğim var … Yinede olmuyor içimi, bedenimi onların sevgisi temizlemeye yetmiyor… Hep içim yangın yeri, saatlerce ağla dur. O bile yetmez. Allahım, canım rabbim dualarımı kabul et ne olursun. Biz yaşamayı seven, mutlu bir aileyiz. Yaşayıp, yaşlanma imkanı ver bize ne olursun… Oğluma her baktığımda burnumda ki sızı geçmiyor. Kemoterapi sadece yaşam zamanımın süresini uzattı biliyorum. Keşke bilseydik gelecekte neler olacağını…

İçim, ruhum, bedenim çok darda, yaşam dışdan güzel görünsede , içi beni kavuruyor…

Yazacak güzel şeylerim vardı aslında benim ama yazılarım çok birikti… Oğlum çok hasta yüksek ateş gitmek bilmedi… İki defa acile götürdük. Kan almayı beceremeyen, beceriksiz hemşirelerle kavga ettim. Canım yavrum gece rüyasında hağla ”’Yapmayın babacım, annecim”’  diye ağrıyor… Neyse ki sonuçlarında korkulacak birşey çıkmadı…

Ey canım bloğum içimi sana dökemez, anılarımızı sana anlatamaz oldum… İşe başlamanın başka bir kötü yanı daha… Zamanım yok kalan zamanımı oğluma, sonrada kalan zamanımı sevdiğime ve uyumaya veriyorum… Gece kuşu hallerim son buldu malesef…