Monthly Archives: Ağustos 2013

Evet, eften püften bozacaksanız okuyun

Standard

Eften, püften bozacaksanız okuyun tekrar okuyun Gamze hanım demiş bana biiii yorumcum, okudum, sadece hıçkırıklara boğuldum hep dedim, yine diyorum evet kırdım, kırıldım ama ”’EŞİMİN EŞİ YOK”’

NORMAL BİR AİLE
by atakan310309

Saat 01:30 cep telefonumdan babama mesaj atıyorum:””Baba, Atakan yanımda uyuyor onu senin beni sevdiğin gibi ARKA KALEM diye seviyorum, ben senin arka kalen olabildim mi bilmiyorum ama sen benim hep ön kalemdin”. Baba olmak gerçekten dünyanın en güzel ama en zor işlerinden biri. Mart 2009 dan beri üç kişi yattığımız yatakta şimdi iki kişiyiz Atakan ve ben, annesi ise bir hastane odasında muhtemelen o da uyumuyor veya uyuyorsa bile birazdan ya ilaç takacaklar diye yada ateşini ölçmeye gelecekler diye uyanacak.
Sivri sinek sesi duyuyorum Atakan uyanır diye ışığı açamıyorum ama havanın sıcak olmasına rağmen üzerine bir çarşaf örtüyorum sinekler yemesin diye. Tam 50 gün Gamzenin yanındaydım sadece o, ben ve yanımıza gelen doktor ve hemşireler, şimdi bir haftadır Atakanın yanındayım. Hastanede yaşadıklarımız tam bir sabır işi, hergün Gamze’nin farklı acılar çekmesi,benim ise o acıları yaşarken sadece ona destek olmaya çalışmam ve ÇARESİZLİK. Ve bir haftadır Gamze’yi annesine emanet edip yavrumun yanına geldim. Kim bilir o 50 gündür annesiz babasız neler yaşadı iç dünyasında daha 3,5 yaşında bile değil ama tam 5 aydır normal bir ailesi yok, ve bu da ilk böyle geçen 5 ayı değil. İlk hastalığında daha anne, baba bile diyemiyordu ama şimdi ilk geldiğim gün baba diye kucağıma atladı ve ardından yaşadığım o 50 günlük çaresizlik mi yok sa bu mu dedirten soruyu patlattı “Annem ne zaman gelecek?” bende gelecek babacım gelecek kursu daha bitmedi biraz daha çalışması lazım dedim. Bunları söylerken gerçekten umutluydum çünkü elin İtalyanı; karıma, oğluna kavuşsun onlar da NORMAL BİR AİLE olsun diye iliğini vermişti ve kime verdiğini bilmeden. Canım acır mı diye düşünmeden kalça kemiğinden iki ünite iliği göndermişti.
İşimiz daha bitmedi Allahta yardımcı olursa inşallah, Gamze nin kursunu bitirmesi için biraz daha çabalaması gerekiyor, çünkü bir sebebi var o bir anne ve onun dünya tatlısı bir evladı var. Baba olmak zor iş geldiğimden beri Atakanla türlü türlü oyunlar oynuyoruz o içten gülüyor, eğleniyor ama ya ben, bir yarım eksik gülmeye çalışıyorum, aklım orada ateşi çıktı mı, tansiyonu ne oldu diye. Ama bunu o küçük yavrucuğa belli etmemen lazım çünkü 50 gündür görmediği babasının üzgün olduğunu hiç bir evlat görmek istemez 3 yaşında bile olsa. Dedim ya umutluyuz diye çünkü elin İtalyanı üşenmedi donör oldu ve vazgeçmedi iliğini verdi. Hani Vehbi Koç bir üniversitede konferans verirken tahtaya bir tane 1 yazmış sonra mezun olduğu okullar için birer sıfır kurduğu her şirket için birer sıfır koymuş ve işte benim bu servetim demiş ve o birin ne anlama geldiği sorduklarında o 1′in sağlık olduğunu söylemiş o olmadan hepsi kocaman bir sıfır. Evet elbetteki bizim onun kisi kadar sıfırımız yok ama herkesin bir serveti var en büyük servet ise NORMAL BİR AİLE. Yıllardır organlarımı bağışlamayı düşünürüm evet hepsini bağışlıyorum çünkü birilerinin de belki bu sayede normal bir ailesi olur. Ama eğer kısmet olurda birilerine yararsa önce o kişilerin ailelerinin de organ bağışı yapmalarını şartıyla çünkü öldükten sonra hiç bir işe yaramayacaklar. Ama eğer aileleri bağışlamak istemezse yinede organlarım helal olsun yeter ki bir şeylerin farkına varsınlar. Bir de ölmeden bağış yapmak başkalarının hayatını kurtarmak var nasıl mı bizim İtalyanın yaptığı gibi vücudumuzun fabrika gibi ürettiği iliğimizi bağışlayarak. Sırf birilerinin NORMAL BİR AİLESİ olsun diye. Bu yazıyı niye yazdım biliyor musunuz ? Ey bu yazıyı okuyan kişiler eğer sizinde farkında olmadığınız ama kocaman bir servetiniz olan normal bir aileniz varsa değerini bilin. Eğer öften püften sebeplerden o aileyi bozacaksanız, önce bir düşünün. Ve Allaha her gün normal bir ailem olsun diye dua eden insanlara yardımcı olmak için bir şeyler yapın. Ve sayın devlet büyüklerimiz lütfen verilen o kanlar çöpe gitmesin sizlerinde bir gün o bir damla kana ihtiyacınız olabilir çünkü onlar binlerce insan için umut, normal bir aile olabilmenin anahtarı. Saygılarımla. (Emrah AKBAŞ)

Reklamlar

Kum Boyama

Standard

Aktivite kutularımızın içinde meraklı minik dergisinin bii oyununu ararken bulduk kum boyama setini, ev şeklinde bulunca nasıl sevindik daha önce hiç böyle bişi yapmamıştık, ne zaman aldığımı bile hatırlamıyorum, neyse uhuyu sürdük, kumlarıda Atakan yapıştırıcılarım üstüne döktü, minnacık tombiş elleriylede pat pat yapıştırdı, fazlasını örtünün üstüne boşalttı. Ev şeklindeki aktivitemiz bii güzel, renkli kumlarla daha da güzel hağle geldi, bunu babama hediye edelim dedi, ben babamla bişi konuşucam annecim, ben dondum kaldım ne konuşucaksın  ben babamla bundan sonra parka gitmicem dedi, bir daha da evde gülmeyeceğim dedi nası yani bu şimdi babamıza verdiği park cezası, bana da gülmemek cezası, siz böyle yapınca benim başıma ağrılar giriyor, ağrı girincede gözümün ağlayası geliyor dedi, yutkundun , dimdik durup ne demeliydim bilemedim. Bu ev üçümüzün evi olsun dedi kalktı. Başka biii oyun çıkardım kutudan sözüm ona oyalayıp düşüncelerini dağıtmak amacım ama , onun kafa dağıldıda benim kafam darman duman oldu. Bu karışık hallerimiz Atakan tarafından çokdan anlaşılmıştı, belkide bana sorduğu sorular ve benim verdiğim saçma cevaplara kafasınca neler neler diyordu. Benim sevgiyle büyüyen mutlu çocuğum çok mutsuz bu aralar. Anne-baba her ikiside lazım bu evlada…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…

İstemeden

Standard

İstemeden olmaz mı kırgınlıklar, söylenen çirkinlikler, kalpleri kırmalar, söylersin arkadan tövbeye gelirsin, yeterki içini acıtsın ağzından çıkan kelimeler, tek derdin o an odur. Dönüp ben ne dedim dersin ama iş işten geçmiştir. Sonra uzar gider. Adım atmak istersin gururun, onurun önceliğini çoktan almıştır. Düşünürüm bu aşkın finali bu olmamalı diye, verilen emekleri düşünürüm, mutluluğu, aradaki sevgiyi, sevgiyle büyüyen yavruyu haketmiyor dersin. Kırdım, kırıldım hağla uzayıp giden saçmalıklar Allah sonumuzu hayır etsin.

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…

Yine yaşadım geçtiğimiz hafta benzer biii duyguyu

Standard

Evden çıkıyorum benzer duygularla hağla evimde gözüm, oğlumun odasında, ortalığı toplamdır derdim, biii şeyi kaldırsam kardır diye bakışım, olurda ameliyat ya olursam Atakan’ım temiz ortama gelsin diye biii yandan yamuk yılık koltuk değnekleriyle yürüyerek toz almam yatak odamızı, biiii garibim işte oğlumda yanımda yok ki avucumun içine aldığım bana güç veren öpücüğü yenileyip yolumuza çıkalım, bıdığım Eskişehir’deydi, bu sefer bomboş eve veda eder gibi çıkıyorum, yine baktım her odaya en çok da balyanağımın odasına hüzünlü hüzünlü, ağzımdan çıkan geleceğim annem derken, yüreğim korkuluydu gerçekten, kalça ameliyatı olursam nasıl olurdum, dönermiydim, döndüğümde Atakan’ımın hayalindeki güzellikler gerçek olarak mı dönerdim bir sürü soru var işte kafada içime akıttım sağlık problemleriyle, yanında bir sürü sorularla kafamda çıktım evimden kapıda güvenlik görevlimize dedim hatta bak bir daha ki gelişim sapasağlam yürüyerek olacak inşallah Gamze Hanım dedi çıktık İstanbul yoluna nakil olduğum hastaneye doğru, yolculuk biraz sıktı ağrılar var ama dillendirmiyorum artık ağrıyla yaşamayada insan alışıyor. Canım doktorum gördüğüm an sarılıp boynuna önce Allah’ım sonra donörümün kanıyla canıma can kattın, evime, yuvama, oğluma, sevdiklerime geri verdin beni dercesine suratına bakakaldım, herşey bütün tetkitler yapıldı kanserle ilgili hiçbir sorun yok çok şükür, aldığım ilaçların yan tesirlerini saymazsak, kalça kemiğimin çürümesi, katarakt ameliyatları. Olsun bee hayat nefes alıyorum evimdeyim, oğlum yanımda, kalp kırıklıklarım evet devam ediyor ama hayatta artıları görmeye karar verişim, beni bu mu yıkacak diye bakış açım, sen neleri atlattın bee Gamze’lim inan geçecek diye kendimi sürekli teselli etmelerim, oğluma sığınmalarım, verilen emekleri hep düşünmem daha neler neler insanoğlu değilmiyiz her zaman her şey başımıza gelebilirmiş.

Solunumda yüzde altmış gerileme varmış, ciğerler kötü tabii göğüs hastalıklarıda kalça ameliyatına izin vermedi bir ay sonra kontrol dedi okey dedim bende biii heyecan sanki kurtulmuşum gibi, oğlumun yanına gidicem yaa boşverdim o an herşeyi doktordan iyi şeyler duymasam bile, dönüş yolu çok kötüydü, çok incildim, gururumun kırıldığı annemin kızım bizlerde bile oluyor ne olur üzülme sen hastasın olabilir bu gibi şeyler dediği biii problemle karşılaştım yine çok üzüldüm ama iyiki yanımda canlarım annem-babam vardı elimi hiç ama hiç bırakmayan, bırakmayada niyetleri olmayan, hemde sıkıntılarımdan ne kadar hırçınlaşsamda benim yanımda olan canlarım gerçekten minnettarım sizlere. O sırada Bursa Özdilek’ten geçiyoruz biraz toparlanmak için anneme Atakan’ın bornozunun küçüldüğünü söylemiştim hadi onu alalım dedik ilk bornozu sarı renkliydi, küçük sevimli sarı civcivim mis gibi olmuş gel bakalım annesi öpsün balyanağını diye severdim banyodan çıkınca, şimdi bebek mavisi biii renk bornoz aldım oğluma arkasınada nakış makinesiyle Atakan yazdırdım mağzadan çok şahane oldu. Annem sanada birşeyler bakalım diye beni dolaştırmaya başladılar, tekerlekli sandalyede elim gitmedi hiç birşeye sağlıklı insanlara baktım çok kıskandım, hayatta gerçekten hiç birşeyi kıskanmadım bu hastalıkla tanışana kadar sağlık dışında. Yürümek istedim, sağlıklı nefes almak istedim, mutlu olmak istedim evimde, köyümde derler ya gözü öyle biiii insandım yuvası için çırpınan çoğumuzun olduğu gibi AVM’de dolaştırırlarken beni baktım ben kendimi daha kötü hissetmeye başladım içime akıttım yine düşüncelerimi, gözyaşlarımı neden, neden, neden sorularımı akıttım yine.

Evime geldim çok şükür dedim attım adımımı olsun değneklide olsam bak burdayım yine oğlumu bekledim canıma can katsın, neşeme neşe katsın diye geldi, öylede oldu, evimin neşesi geldi minik, küçücük kalbiyle gönlümün en büyük savaşçısı. o da çok mutlu geldi Eskişehir’den canım yavrum benim, yuvamın mucizesi, evimizi toparlayan tek gerçek…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALIN,

GAMZE ANNE…

Diyorum artık

Standard

Diyorum valla hay ben böyyyyle kaderin, yetemediğim, yetişemediğim için, muhtaç olduğum için, günah yazma yarabbi biliyorum benden kötüleri hep düşünüyorum ama sağlıklı sadece evime ve evladıma yetmek istiyorum başka bişiii değil… Kötüyüm çok kötüyüm. DİYORUM ARTIK HAY BEN BÖYLE KADERİN…………………. Anlatacak çok şey var anlatamadığım.

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…

Niye böyleyim

Standard

Kendine gel Gamze desemde her defasında hep aynı refleksle, aynı tepkiyi veriyorum, kendimi bu konuda ne kadar uğraşsamda biii türlü terbiye edemedim… Dün gece kadir gecesi için babaanneme gitmiştik gelirken tam arabadan indik arkaya biii araba durdu yavrumu farketti durdu aslında ama ben Atakan’ımın arabaya doğru yöneldiğini gördüm bende biii panik hali sanki araba hareket edicekmiş gibi geldi. Yavrum bende öyle tepki verince adım atmasıyla şıçrayıp geriye kaçması bir oldu. Annem özür dilerim bu huyumu hiç sevmiyorum ama ne olur dikkat et dediysemde, biii yandan eve doğru yürümeye çalışıyorum biii yandan kendime kızgınlığım devam ediyor derken. asansörün kapısına geldik ilk önce komşu bindi arkadan Atakan’ım asansörün arasında kaldı, tam adım attı, kapı kapanmaya başladı ama bendeki tepkiyi biri görse eyvah çocuk asansöre sıkışmış der… Eyvah yavrum kaldı diyerek bağırıyorum ama yüreğim yandı, hep uyarırım zaten aman annecim kabini görmeden sakın asansöre adımını atma diye hep çok korkarım ama her konuda Atakan’a karşı soğuk kanlı olamıyorum, kızıyorum kendime ama yapamıyorum. derim ya yüce Rabbim evladım sana emanet bizler birer bekçiyiz, bekçiliğimizi iyi yapabilirsek ne mutlu biz anne-babalara…

SEVGİLER,

SAĞLIKLA KALALIM,

GAMZE ANNE…